<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SaglikliCocuk.Com</title>
	<atom:link href="http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliklicocuk.com/wp</link>
	<description>Dr. Nilüfer Toprakcı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 May 2012 18:17:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Çocuklarda Bağırsak Parazitleri</title>
		<link>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/258/cocuklarda-bagirsak-parazitleri/</link>
		<comments>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/258/cocuklarda-bagirsak-parazitleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 18:14:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dr. Nilüfer Toprakcı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Amip]]></category>
		<category><![CDATA[Kılkurdu]]></category>
		<category><![CDATA[Parazit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklicocuk.com/wp/?p=258</guid>
		<description><![CDATA[Bağırsak parazitleri, bağırsaklarımızda yaşayıp beslenen, istenmeyen misafirlerdir. Her yaşta çocuk veya erişkin parazitlerle karşılaşabilir. Korunmada hijyen kurallarına uymak önemli olsa da bazılarının yumurtaları hava yoluyla da yayıldığından, özellikle okullarda, yuvalarda toplu olarak bir arada bulunan çocuklar kolayca parazitle karşılaşabilirler. Dünya üzerinde, temiz su kaynaklarının bulunmadığı, hijyen koşullarının kötü olduğu bölgelerde parazit sıklığı daha da artmaktadır. En [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-261 alignright" title="uyuyan çocuk" src="http://www.sagliklicocuk.com/wp/wp-content/uploads/2012/05/5427974867_762fcd3f1b_m.jpg" alt="" width="200" height="132" /></p>
<p>Bağırsak parazitleri, bağırsaklarımızda yaşayıp beslenen, istenmeyen misafirlerdir. Her yaşta çocuk veya erişkin parazitlerle karşılaşabilir. Korunmada hijyen kurallarına uymak önemli olsa da bazılarının yumurtaları hava yoluyla da yayıldığından, özellikle okullarda, yuvalarda toplu olarak bir arada bulunan çocuklar kolayca parazitle karşılaşabilirler. Dünya üzerinde, temiz su kaynaklarının bulunmadığı, hijyen koşullarının kötü olduğu bölgelerde parazit sıklığı daha da artmaktadır.<br />
En sık görülen bağırsak parazitleri oksiür ( kılkurdu), askaris (yuvarlak solucan), giardia, amip gibi türlerdir.</p>
<p><span id="more-258"></span></p>
<h2>Bağırsak Parazitlerinin Belirtileri Nelerdir?</h2>
<p>Bağırsak parazitleri çok faklı belirtilere yol açabilir:</p>
<ul>
<li>Karın ağrısı</li>
<li>İştahsızlık</li>
<li>İshal</li>
<li>Artmış bağırsak gazı</li>
<li>Makatta kaşıntı</li>
<li>Uykuda huzursuzluk, diş gıcırdatma</li>
<li>Uykuda ağızdan salya akması</li>
<li>Burunda kaşıntı</li>
<li>Vücutta kaşıntı</li>
</ul>
<p>Bu belirtilerden biri veya birkaçı saptandığında, parazit olasılığı akla gelmeli ve gerekli testler yapılmalıdır.</p>
<h2>Bağırsak Parazitleri Nasıl Anlaşılır?</h2>
<p>Kesin tanı için, gaita incelenmesi gerekir. İlk testte parazit veya yumurta saptanmazsa, test 3 defa tekrarlanabilir. Özellikle kılkurdunda, gece huzursuzluğu sırasında çocuğun altı açılıp bakıldığında makatta açık renkli, yaklaşık 1 cm uzunluğunda kılkurdu görülebilir. Kılkurdu, gece saatlerinde yumurta bırakmak için makata gelir. Sabah tuvalete gidip temizlik yapılmadan, makattan şeffaf bant yapıştırılıp alınan örnekte de yumurtalar saptanabilir.</p>
<p>Parazitin cinsinin anlaşılması hem uygun tedavinin saptanması , hem de kılkurdunda olduğu gibi eğer gerekiyorsa tüm aile bireylerine tedavi verilebilmesi için önemlidir.</p>
<h2>Parazit Nasıl Tedavi Edilir?</h2>
<p>Parazitin cinsine göre, doktorunuz uygun ilaçlarla tedavi verecek, gerekiyorsa aile tedavisi önerecektir.</p>
<h2>Parazitten Nasıl Korunabiliriz?</h2>
<p>Çocuklarımıza el yıkama alışkanlığını kazandırmamız çok önemlidir. Bu alışkanlık, pek çok başka hastalıktan olduğu gibi bağırsak parazitlerinden  korunmada da işimize yarayacaktır. Tuvaletten sonra, birşey yemeden önce, parkta oynayıp eve geldiğinde mutlaka el yıkanması sağlanmalıdır.</p>
<p>Çocukların ve onların bakımına yardımcı olan herkesin el tırnakları kısa kesilmiş olmalıdır.</p>
<p>İçtiğimiz suların temizliğinden emin olmalıyız.</p>
<p>Çiğ yenen sebze ve meyveleri iyice yıkamalıyız.</p>
<p>Eti iyi pişmiş olarak tüketmeliyiz.</p>
<p>Ev dışında, temizliğinden emin olmadığımız suları veya nasıl yıkandığını bilmediğimiz çiğ sebze, meyveyi tüketmemeliyiz.</p>
<p>Çocukların yatak eşyaları, oyuncakları yüksek sıcaklıkta yıkanmalıdır. Buna özellikle toplu bulunulan yuva, okul gibi ortamlarda özen göstermeliyiz.</p>
<p>Kılkurdu gibi parazit yumurtaları günışığına dayanıksız olduğundan çocuk odalarının gündüz aydınlık olması sağlanmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/258/cocuklarda-bagirsak-parazitleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beta Anjini ve Kızıl</title>
		<link>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/237/beta-anjini-ve-kizil/</link>
		<comments>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/237/beta-anjini-ve-kizil/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 12:54:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dr. Nilüfer Toprakcı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Beta Anjini]]></category>
		<category><![CDATA[Beta Enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Farenjit]]></category>
		<category><![CDATA[Kızıl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklicocuk.com/wp/?p=237</guid>
		<description><![CDATA[Okul sezonu boyunca, anne babaları en çok endişelendiren konulardan biri beta enfeksiyonudur. ‘ Sınıfta bir arkadaşında beta görülmüş, çocuğumda da olabilir mi? Ne yapmam gerekir? ’ gibi sorular özellikle kış aylarında çok sık karşılaştığımız sorulardır. Bu yazımızda, beta anjini ve kızıldan bahsedeceğiz. Kısaca beta diye adlandırdığımız bakterinin tam adı ‘ Grup A Beta hemolitik streptokok’ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border-style: initial; border-color: initial;" title="Kızıl" src="http://www.sagliklicocuk.com/sc01/crklr/Image/kizil01.jpg" alt="" width="116" height="116" /></p>
<p>Okul sezonu boyunca, anne babaları en çok endişelendiren konulardan biri beta enfeksiyonudur.  ‘ Sınıfta bir arkadaşında beta görülmüş, çocuğumda da olabilir mi? Ne yapmam gerekir? ’ gibi sorular özellikle kış aylarında çok sık karşılaştığımız sorulardır.  Bu yazımızda, beta anjini ve kızıldan bahsedeceğiz.</p>
<p>Kısaca beta diye adlandırdığımız bakterinin tam adı ‘ Grup A Beta hemolitik streptokok’ tur.  Bu grup bakteriler; anjin, farenjit, cilt enfeksiyonu ( impetigo ), kızıl, zatürre, ek<br />
lem ve kemik enfeksiyonları, menenjit gibi enfeksiyonlara yol açabilirler. Özellikle kış aylarında<span id="more-237"></span> boğazda yerleşerek anjine yol açarlar. Hasta çocukta boğaz ağrısı ve ateş görülür. Ancak unutulmamalıdır ki, çocuklarda boğaz ağrısının nedeni bazen de virüslerdir. Anjinin nedeninin beta mı yoksa bir virüs mü olduğunun ayırt edilmesi ve tedavinin buna göre planlanması çok önemlidir. Çünkü virüsler antibiyotik gerektirmezken, beta bakterisi için uygun antibiyotik tedavisinin uygun süreyle kullanılması çok önemlidir. Bu ayırım için doktorunuz, muayene bulgularını değerlendirecek, belki de boğazdaki bakteriyi saptamaya yönelik testler veya boğaz kültürüne gerek duyacaktır.</p>
<p>Eğer,</p>
<ul>
<li>hastada 3 günden uzun süren yüksek ateş varsa</li>
<li>çocuğunuz 3 yaşın üstünde ve özellikle anaokulu veya okula gidiyorsa</li>
<li>okulda boğazında beta saptanan arkadaşları varsa</li>
<li>boynundaki bezeler şişmişse</li>
<li>beraberinde aksırık, öksürük, burun akması gibi belirtiler yoksa kültürde bakteri saptanıp antibiyotik alması ihtimali yüksektir.</li>
</ul>
<p>Beta bakterisinin bazı türleri de, hassas kişilerde ateşli ve döküntülü bir hastalık olan kızıla yol açar. Kızılın diğer çocukluk çağı döküntülerinden en önemli farkı, tedavide antibiyotik kullanılmasıdır.</p>
<p>Hastalığın başlangıcında boğaz ağrısı ve ateş vardır. Çocuk kendini kötü hisseder, başağrısı, karın ağrısı, bulantı görülebilir. Bakteri boğaza alındıktan yaklaşık 2 gün sonra döküntü görülür. Döküntü, yüz ve enseden başlayıp vücuda yayılır, kasık ve koltuk altlarında daha yoğundur. Hafif ciltten kabarık, kaşıntılı bir döküntüdür. Bu sırada, hasta çocuğun dili de kırmızı veya beyaz çileğe benzer bir görünüm alabilir.</p>
<p>Diğer çocukluk çağı döküntülü hastalıklarından klasik bulguları ve boğazda streptokok bakterisinin gösterilmesiyle ayırt edilir.</p>
<p>Streptokok anjini geçiren biriyle yakın temas, aynı bardak, çatal-kaşığı kullanmakla mikrop bulaşır. Temastan sonra kuluçka dönemi 2-5 gündür. Ancak, kişinin hassasiyetine bağlı olarak aynı mikrobu alan başka biri, cilt döküntüsü olmadan sadece anjin geçirebilir.</p>
<p>Hasta kişi, tedavi başlandıktan 24 saat sonra artık bulaşıcı değildir.</p>
<p>Kızılda en önemli nokta, doktorun önerdiği antibiyotik tedavisini uygun şekilde kullanmak, önerilenden önce kesmemektir. Bu, boğazdan mikrobun tam olarak silinebilmesi ve romatizmal ateş gibi komplikasyonları önlemek için gereklidir. Çocuğun boğazı acıyacağı için kolay yutabileceği sıvı, yumuşak kıvamlı gıdalar vermek, ılık tuzlu suyla gargara yaptırmak rahatlatıcı olacaktır. Ateş için doktorunuzun önereceği ateş düşürücüyü birkaç gün kullanmanız gerekebilir. Günümüzde kızıl, artık korkunç bir hastalık değildir, ancak tedavi edilmesi gereken bir döküntülü hastalık olduğu da unutulmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/237/beta-anjini-ve-kizil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Bitlenme</title>
		<link>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/216/cocuklarda-bitlenme/</link>
		<comments>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/216/cocuklarda-bitlenme/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Oct 2011 17:22:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yalcin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Bit]]></category>
		<category><![CDATA[Bit Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sirke]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklicocuk.com/wp/?p=216</guid>
		<description><![CDATA[Yuvaya veya okula giden bir çocuğunuz varsa, bit salgınları sizin de korkulu rüyanız olabilir. Özellikle temizliğe düşkün, titiz bir anneyseniz veya bit kelimesini duyunca bile kaşınmaya başlıyorsanız!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-219" title="bitlenme" src="http://www.sagliklicocuk.com/wp/wp-content/uploads/2011/10/bitlenme.jpg" alt="" width="200" height="150" />Yuvaya veya okula giden bir çocuğunuz varsa, bit salgınları sizin de korkulu rüyanız olabilir. Özellikle temizliğe düşkün, titiz bir anneyseniz veya bit kelimesini duyunca bile kaşınmaya başlıyorsanız!</p>
<p>Ancak, ne kadar düşüncesinden bile uzak durmaya çalışsak ta, bu durum herkesin başına gelebilir.Bitler;zengin / fakir, temiz/ pis ayrımı yapmazlar. Erişkinlerden çok çocukları, kısa saçtan çok uzun saçı ve erkeklerden çok kızları tercih etseler de, herkes birgün onlarla tanışabilir. Özellikle çocukların kalabalıklar halinde bulunduğu okul, anaokulu gibi mekanlarda kolayca salgınlara yol açabilirler.</p>
<p><span id="more-216"></span></p>
<p>Bitler, yaşamak ve çoğalmak için insan kanına gereksinim duyan parazitlerdir.  Olgun bir bit, yaklaşık olarak bir susam tanesi büyüklüğündedir. Kafa derisine tutunup kan emer ve yumurtlayarak çoğalır. Sirke adı verilen yumurtalar saça sıkıca tutunur, kepekten farklı olarak silkelemekle veya fırçalamakla saçtan ayrılmaz. 7-10 gün sonra, bu yumurtalar da canlı parazite dönüşür. Bitlenmedeki o çıldırtıcı kaşıntının nedeni, bitin kafa derisine yapıştıktan sonra kan emerken, onun salyasına karşı vücudun geliştirdiği allerjik reaksiyondur. Saçlı deride bitler yaklaşık 30 gün kadar canlı kalabilirler, insandan ayrıldığında ise 1-2 gün içinde ölecektir.Bitler uçamaz, zıplayamaz. Ancak yakın temasla kafadan kafaya geçerler. Saç fırçaları, tokalar, taraklar, oyuncaklar, bereler bulaşmada aracı olurlar. Bu nedenle, çocuklarımıza bu tip eşyalarını birbirleriyle paylaşmamalarını öğretmemizde büyük yarar vardır.</p>
<p>Çocuğun kafasında bazen bitleri de görebiliriz,ancak  çoğu zaman yumurtaları yakalamak daha kolaydır. Şüpheli durumlarda, özellikle kulak arkaları ve ensede saç diplerini iyi aydınlatılmış bir ortamda araştırmalıyız.</p>
<p>Bit tedavisi tam bir ekip çalışması gerektirir. Okulda salgından etkilenen herkesin aynı anda tedaviye başlaması çok önemlidir. Böyle koordineli bir çabayla, salgının kolayca önüne geçilebilecektir. Evde veya okulda bir kişide, bit tespit edildiğinde herkesin kontrol edilmesi şarttır.Bit tedavisinde, doktorunuzun uygun gördüğü bir tedaviyle saçtaki canlı paraziti yok ederken yumurtaların da saçtan uzaklaştırılması gerekecektir. Bunun için kullanabileceğiniz sık dişli özel taraklar mevcuttur. Yumurtalar da bir süre sonra canlı bitler haline geleceği için, tedavinin her iki basamağı da eşit derecede önemlidir. Bununla birlikte; giysiler, yastık kılıfları, çarşaflar, saça temas eden tüm eşyalar en az 60 derece sıcaklıkta yıkanmalıdır. Yıkanamayan malzemeler için kuru temizleme veya kızgın ütü de uygun seçeneklerdir. Bunun da uygulanamayacağı eşyalar, 2 kat büyük plastik poşet içine koyup ağzı sıkıca bağlanarak 3-4 hafta tutulursa, bitlerden ve yumurtalardan kurtulmak mümkün olacaktır. Saç tarakları, fırçalar da sıcak suda bekletilerek temizlenmelidir.</p>
<p>Bitlerden kurtulabilmek için saçların kısa olmasına gerek yoktur. Tek fark, kısa saçta tüm bu temizlik işlemlerinin daha kolay yapılabilmesidir. Bu nedenle, çocuğunuzun saçını- eğer kendisi istemiyorsa- kestirmenize gerek yoktur. Ev halkında, saçında bit veya sirke bulunmayan kişilerin koruyucu amaçla tedavi almasına gerek yoktur.</p>
<p>Ne yazık ki bitlerden kaçınmak pek kolay değil, ancak tüm bu basamakları tam olarak uyguladığımızda, bu davetsiz misafirlerden kurtulmanın o kadar da zor olmadığını göreceğiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/216/cocuklarda-bitlenme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukta Başağrısını Tetikleyen Etkenler</title>
		<link>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/205/cocukta-basagrisini-tetikleyen-etkenler/</link>
		<comments>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/205/cocukta-basagrisini-tetikleyen-etkenler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Oct 2011 16:05:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dr. Nilüfer Toprakcı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sık Sorulan Sorular]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Stress]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklicocuk.com/wp/?p=205</guid>
		<description><![CDATA[ Çocukluk çağında başağrısını tetikleyen etkenler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-209" title="bas-agrisi" src="http://www.sagliklicocuk.com/wp/wp-content/uploads/2011/10/bas-agrisi.png" alt="" width="210" height="160" />Biz erişkinlerin olduğu gibi çocukların da başı ağrıyabilir.  Böyle bir yakınmayla karşılaşırsanız, günlük yaşamdaki basit ayrıntıları gözden geçirmek çocuğunuzda buna neyin yol açtığını bulmanızı sağlayabilir. Çocukluk çağında başağrısını tetikleyen etkenleri şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>- Uykuyu alamamak veya uyku düzeninde ani değişiklikler- Özellikle okulların açılmasıyla birlikte, çocuklar yaz dönemindeki geç yatma alışkanlıklarından kolayca kurtulamıyorlar. Yeterince uyumadıklarında, başağrısı görülebiliyor.</p>
<p><span id="more-205"></span></p>
<p>- Öğün atlamak veya yeterince sıvı almamak</p>
<p>- İlaçlar- Kullanılan çeşitli ilaçlar başağrısına neden olabilir. Bu durumda, doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>- Stress</p>
<p>- Hormonal değişimler</p>
<p>- TV veya bilgisayar ekranı karşısında çok zaman geçirmek</p>
<p>- Uzun araba yolculukları yapmak</p>
<p>- Keskin kokular</p>
<p>- Sigara içmek veya dumana maruz kalmak</p>
<p>- Kafein tüketmek</p>
<p>- Çeşitli enfeksiyonlar</p>
<p>- Basit kafa travmaları</p>
<p>Günlük yaşantıda uygun düzenlemeleri yaptıktan sonra da, başağrısı yakınması devam ediyor veya sık sık tekrarlıyorsa, doktora başvurmak uygun olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/205/cocukta-basagrisini-tetikleyen-etkenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeği Memeden Ayırma</title>
		<link>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/162/bebegi-memeden-ayirma/</link>
		<comments>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/162/bebegi-memeden-ayirma/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Sep 2011 19:49:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yalcin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Memeden Ayırma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklicocuk.com/wp/?p=162</guid>
		<description><![CDATA[Bebeği memeden ayırmak için ne zaman uygundur? Dünya Sağlık Örgütü, bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmesini, 6 aydan itibaren uygun ek gıdalar başlanarak emzirmenin 12-24 ay sürdürülmesini öneriyor. Bu bilginin ışığında, anne ve bebek açısından uygun olan bir zamanda emzirme sonlandırılabilir. Eğer, memeyi bırakmaya karar veren bebek olursa, bu süreç daha kısa sürecek, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="embedded_post">
<div>
<div class="embedded_post_title"><a href="http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/sorular/bebegi-memeden-ayirmak-icin-ne-zaman-uygundur/"><br />
<h2 class="post_title">Bebeği memeden ayırmak için ne zaman uygundur?</h2>
<p></a></div>
</div>
<p><img class="size-full wp-image-184" style="margin: 10px;" title="annesutu" src="http://www.sagliklicocuk.com/wp/wp-content/uploads/2011/09/annesutu01.jpg" alt="" width="160" height="120" align="left" />Dünya Sağlık Örgütü, bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmesini, 6 aydan itibaren uygun ek gıdalar başlanarak emzirmenin 12-24 ay sürdürülmesini öneriyor. Bu bilginin ışığında, anne ve bebek açısından uygun olan bir zamanda emzirme sonlandırılabilir. Eğer, memeyi bırakmaya karar veren bebek olursa, bu süreç daha kısa sürecek, daha kolayca atlatılacaktır. Ancak, eğer anne memeden ayırma sürecini başlatırsa biraz daha uzun ve zorlu bir süreç yaşanabilir. Bunun ne kadar süreceği bebekten bebeğe değişebilir. İdeal olanı memeden aşamalı olarak ayırmak, hem bebeğe hem de annenin vücuduna yeni duruma alışmak için zaman tanımaktır.</p>
</div>
<p><span id="more-162"></span></p>
<h2>Bebeği memeden ayırmak için ne zaman uygun değildir?</h2>
<p>Bebekler için emmek sadece açlığı giderme yolu değil, aynı zamanda huzur bulup rahatlama yoludur. Bu nedenle huzursuz, gergin oldukları dönemde daha sık emmek isterler. Eğer yaşamınızda işe başlama, taşınma, bakıcı değişikliği gibi önemli değişimler varsa, bebeğiniz hasta veya diş çıkarıyorsa bu dönem memeden ayırmak için iyi bir dönem değildir.
<div class="embedded_post">
<div>
<div class="embedded_post_title"><a href="http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/sorular/6-aydan-kucuk-bebek-nasil-memeden-ayrilir/"><br />
<h2 class="post_title">6 aydan küçük bebek nasıl memeden ayrılır?</h2>
<p></a></div>
</div>
<p>
<h2><span style="font-size: 13px; font-weight: normal;">Eğer 6 aydan küçük bir bebek memeden ayrılmak zorunda kalırsa, biberon maması ile beslenecektir. Bu nedenle, öncesinde hem mamaya hem de biberona alıştırmak gerekecektir. Aşama aşama , hergün bir öğün emme yerine bir öğün biberona geçmek, biberon öğünlerinin sayısını giderek arttırmak uygun olur. Ancak, anneden meme almaya alışan bebek onun verdiği biberonu almak istemeyebilir. İlk biberon denemelerini anne dışında biri ( baba veya bir aile büyüğü olabilir) yaparsa ve anne biraz uzakta olursa daha iyi sonuç alınabilir. Bebek yine de biberonu kabul etmezse, farklı biberon başlıkları denenebilir. Doktorun önerdiği farklı mamalar denenebilir. Uyku arasında verilen biberon da daha kolay kabul edilebilir.</span></h2>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<h2>6 aydan büyük bebek nasıl memeden ayrılır?</h2>
<p>Bebek 6 ayını doldurmuşsa, biberon gerekli olmayabilir. Artık ek gıdaları kaşıkla, bardak, fincanla almaya başlamıştır. Yavaşça bir öğün emzirmenin yerine bir öğün ek gıda veya mama verilerek anne sütü ile beslenme azaltılabilir. Bebeklerin en bağımlı oldukları emme seansları, sabah uyanınca ve gece uykusundan önce olanlardır. Bunları sona bırakmak uygun olacaktır. Üstelik, gün içinde bebeği farklı ortamlarda, farklı aktivitelerle oyalayıp dikkatini dağıtmak daha kolay olacaktır.</p>
<h2>Bebeği memeden ayırma sürecinde anne ne gibi sorunlar yaşayabilir?</h2>
<p>Özellikle aniden emzirmeyi kesmek gerekirse, memelerin dolgunlaşıp gerginleşmesi anneyi rahatsız edecektir. Bu durumda, göğüsleri az az sağıp boşaltmak rahatlatıcı olacaktır. Ancak, tümden boşaltana dek pompalarsanız vücudunuz da süt üretimini sürdürecektir. Sadece rahatlamanızı sağlayacak kadar boşaltın, kalanını vücut kendisi ortadan kaldıracaktır. Gerek olursa, ağrı kesici kullanılabilir. Soğuk kompres veya serin lahana yapraklarıyla kompres yapmak da rahatlatıcı olacaktır.</p>
<p>Emzirmeyi sonlandırırken süt kanallarında tıkanıklık veya mastit denilen iltihabi durum görülebilir. Göğüste bölgesel şişlik, kızarıklık gibi bulgular yanında annede ateş, üşüme, halsizlik gibi yakınmalar da olursa doktora başvurmak gerekecektir.</p>
<p>Bazı durumlarda, doktorunuz süt üretimini durduracak ilaçlar kullanmanızı da önerebilir. Yan etkileri de olabileceği için, bunları doktor tavsiyesi olmadan kullanmak risklidir.</p>
<p>Memeden ayırmanın, anne psikolojisi üzerinde de etkisi olmaktadır. Anneler emzirmeyi kesince rahat edeceklerini, bebeğe bağımlı olmaktan kurtulacaklarını düşünürken, beklenmedik bir üzüntü, bir kayıp duygusu da yaşayabilirler. Elbette, emzirme bebeğinizle aranızda çok özel bir ilişki sağlar. Ancak, emzirmenin bitmesi bu ilişkinin bitmesi değil sadece başka bir şekil almasıdır. Bebeğinizin büyümesinde sevinçle karşılanacak önemli bir kilometre taşıdır. Bu dönemde, bebekle daha çok ilgilenin, ona sarılın ve kucaklayın. Bu, ikinize de iyi gelecektir. Ancak gece uyanmalarında, bebek yeni duruma alışana kadar, baba veya bir aile büyüğü tarafından avutulması daha uygun olacak, böylece meme istemek aklına gelmeyecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/162/bebegi-memeden-ayirma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek Odası Hazırlarken Sık Sorulan Sorular</title>
		<link>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/152/bebek-odasi-hazirlarken-sik-sorulan-sorular/</link>
		<comments>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/152/bebek-odasi-hazirlarken-sik-sorulan-sorular/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2011 22:00:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dr. Nilüfer Toprakcı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sık Sorulan Sorular]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Mobilyası]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Yatağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklicocuk.com/wp/?p=152</guid>
		<description><![CDATA[Yeni bir bebek için hazırlık yapan anne babalar, özellikle ilk bebekte hem çok sevinçli ve heyacanlı oluyorlar, hem de kafaları oldukça karışıyor. Bu yazımızda, bize sık sorulan sorulardan yola çıkarak bebeğe hazırlık aşamasında ailelere yardımcı olmak istedik.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-213" title="bebek-yatagi" src="http://www.sagliklicocuk.com/wp/wp-content/uploads/2011/10/yatak.jpg" alt="" width="160" height="120" />Yeni bir bebek için hazırlık yapan anne babalar, özellikle ilk bebekte hem çok sevinçli ve heyacanlı oluyorlar, hem de kafaları oldukça karışıyor. Bu yazımızda, bize sık sorulan sorulardan yola çıkarak bebeğe hazırlık aşamasında ailelere yardımcı olmak istedik.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>Bebek mobilyası alırken  nelere dikkat etmeliyiz?</h3>
<p>Bebek mobilyalarında sert ve sivri köşeler olmamalı, kullanılan boya kurşun içermeyen ve toksik olmayan bir boya olmalıdır. Karyolanın yüksekliğinin ayarlanabilir olması bebek büyüyüp ayaklandığında da güvenle kullanabilmek için gereklidir. Karyolanın parmaklık aralıkları bebeğin başının sıkışmayacağı darlıkta olmalıdır.<span id="more-152"></span></p>
<p><img title="Daha fazla..." src="http://localhost:8080/wordpress/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /></p>
<h3>Bebek odasının ideal nem oranı ne olmalıdır?</h3>
<p>Bebek odasının nem oranı % 40-60 olmalıdır.</p>
<h3>Bebek için ideal oda sıcaklığı  ne kadardır?</h3>
<p>Bebek için ideal  oda sıcaklığı gündüz 22-24, gece 20-22 derece önerilir. Bu herkes için sağlıklı bir oda sıcaklığıdır.</p>
<h3>Kameralı telsizlerin kullanımını öneriyor musunuz?</h3>
<p>Bebek telsizleri elektromanyetik alan oluşturduğu için, bebek üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Uyku düzenini, gelişmekte olan sinir sistemini etkileyebilir. Eğer kullanılacaksa, uzun süreli kullanılmamalı, bebekten mümkün olduğunca uzağa yerleştirilmelidir.</p>
<h3>Yan yatırma yastığı kullanmayı öneriyor musunuz?</h3>
<p>Yan yatırma yastığı önermiyoruz, çünkü bebeklerin sırt üstü yatmalarını öneriyoruz. Bebekler için en güvenli yatış pozisyonu, sırtüstü yatmalarıdır. Ani bebek ölümlerini önlemek için en uygun pozisyon budur. Bu nedenle, yan yatırmayı veya yan yatırma yastığını önermiyoruz.</p>
<p>Eğer kullanılırsa da, bebek kendi dönmeye başlayınca yaklaşık 3-4 aydan sonra bırakılmalıdır.</p>
<h3>Bebeklerin uyku ortamı nasıl olmalı, gece lambası kullanmak ya da dönence olarak tabir edilen müzik kutuları kullanmak uygun mudur?</h3>
<p>Bazı bebekler uyku için çok sessiz veya karanlık ortamı istemezler. Böyle bebeklerde gece lambası veya müzik kutuları daha kolay uykuya geçiş sağlayacaktır. Bebekleri için neyin daha uygun olduğunu anne babalar deneyerek bulabilirler, her bebek farklıdır.</p>
<h3>Bebek için yorgan kullanabilir miyiz?</h3>
<p>Bebeklerde yorgandan daha hafif olduğundan battaniye daha kullanışlıdır. Bebekleri uykuda çok sıcak  tutmanın, ani bebek ölümü için bir risk faktörü olduğu da biliniyor. Ancak, iklim özelliklerine, evin sıcaklığına göre ihtiyaç olursa doğumdan itibaren de yorgan kullanılabilir. Ancak ağır ve kalın olmamalı, yatağın alt tarafından sabitlenmeli ve bebeğin en fazla göğüs hizasına kadar örtülmelidir.</p>
<h3>Bebek için ne tür bir şilte (yatak) kullanmalıyız, sünger bir yatak kullanılabilir mi?</h3>
<p>Bebeğe kullanılacak şilte, bebeğin içine gömülmeyeceği kadar sert olmalıdır. Sünger yatak yumuşak olduğundan bebek içine gömülebilir, bu durum ani bebek ölümü için risk oluşturur.</p>
<h3>Yeni doğan bebek ilk günlerde anne yanında mı yatırılmalıdır yoksa aynı odada farklı bir beşiğe mi koymak gerekir?</h3>
<p>Yenidoğan bebek, emzirme kolaylığı açısından anne babanın odasında yatabilir. Ancak güvenlik açısından ayrı yatağı olmalı, kendi beşiğinde uyumalıdır. Anne babanın yatağına alınması risklidir.</p>
<h3>Yeni doğan bebek için en uygun yatak çeşidi hangisidir?</h3>
<p>Yenidoğan için kullanılacak yatağın yeterince sert olması, yumuşak olmaması, bebeğin içine gömülmemesi en önemli kriterdir. Bu kriterleri sağlayan her yatak kullanılabilir.</p>
<h3>Bebek kaç aylıkken yastık kullanabiliriz?</h3>
<p>Bebeklere 0-1 yaş arası, boğulma riski nedeniyle, yastık kullanımını önermiyoruz. 1 yaştan sonra kullanılabilir. Yine güvenlik nedeniyle, bebeğin yatağında da süs yastıkları veya oyuncaklar bulunmamalıdır.</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/152/bebek-odasi-hazirlarken-sik-sorulan-sorular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğim / Çocuğum Normal Büyüyor mu?</title>
		<link>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/108/bebegim-cocugum-normal-buyuyor-mu/</link>
		<comments>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/108/bebegim-cocugum-normal-buyuyor-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 19:47:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>toprakci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyüme ve Gelişme]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Boy]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Persentil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/2011/09/bebegim-cocugum-normal-buyuyor-mu/</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı çocuk kontrollerinde, bebeğinizin aşı günü geldiğinde veya ne nedenle olursa çocuk doktoruyla görüştüğünüzde, bebeğinizin / çocuğunuzun kilo ve boyu ölçülecek ve size yaşıtlarına göre kilo ve boyunun nerede olduğu ( kaç persentilde olduğu) söylenecektir. Zaten, bu anne baba olarak sizin de en merak ettiğiniz konulardan biridir. Anne babalar, ellerinde olmadan çocuklarını yaşıtlarıyla kıyaslar, daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>          <img src="http://www.sagliklicocuk.com/wp/wp-content/uploads/2011/09/tarti.jpg" style="DISPLAY: inline; FLOAT: left; MARGIN: 20px; WIDTH: 140px; HEIGHT: 105px" title="Bebeğim / Çocuğum Normal Büyüyor mu?" height="105" width="140" alt="Bebeğim / Çocuğum Normal Büyüyor mu?"/>Sağlıklı çocuk kontrollerinde, bebeğinizin aşı günü geldiğinde veya ne nedenle olursa çocuk doktoruyla görüştüğünüzde, bebeğinizin / çocuğunuzun kilo ve boyu ölçülecek ve size yaşıtlarına göre kilo ve boyunun nerede olduğu ( kaç persentilde olduğu) söylenecektir. Zaten, bu anne baba olarak sizin de en merak ettiğiniz konulardan biridir. Anne babalar, ellerinde olmadan çocuklarını yaşıtlarıyla kıyaslar, daha zayıf veya kısa gördüklerinde üzülür, çocuğun normal büyüyüp büyümediğinden endişe ederler. Peki, o zaman bu persentiller, büyüme çizelgeleri ne anlama gelmektedir?</p>
<p> <span id="more-108"></span>
<p>Persentiller, belli bir yaş grubundaki kız ve erkek çocukların kilo ve boy dağılımını gösterir. Örneğin; eğer 3 yaşındaki kızınız kiloda 25 persentildeyse, kilosu o yaştaki kız çocuklarının % 25&#8242;iyle aynı veya daha fazla , % 75 &#8216;inden ise daha azdır. Yaş için normal dağılım, 3 persentilden 97 persentile kadar geniş bir aralıktadır. Aslında tek bir değer, pek de anlamlı değildir. Çocuk doktorunuz, çocuğun büyümesini zaman içindeki değişimiyle değerlendirecek, kendi normallerinden sapmalar olursa bunun sebebini araştıracaktır. Yoksa , elbette bütün çocukların birbiriyle aynı boy veya kiloda olmasını beklemiyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/108/bebegim-cocugum-normal-buyuyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukluk Çağı Aşı Takviminde Yeni Aşılar</title>
		<link>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/96/cocukluk-cagi-asi-takviminde-yeni-asilar/</link>
		<comments>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/96/cocukluk-cagi-asi-takviminde-yeni-asilar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 17:29:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>toprakci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşılar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Boğmaca]]></category>
		<category><![CDATA[İshal]]></category>
		<category><![CDATA[Pnömokok]]></category>
		<category><![CDATA[Rotavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Zatürre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/2011/09/cocukluk-cagi-asi-takviminde-yeni-asilar/</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarımızın sağlığı söz konusu olunca, onlar hastalanmadan gerekli önlemleri almak, hastalıklardan korunmalarını sağlamak çok önem kazanıyor. Bunun için de, en büyük silahımız aşılar. Bu yazıda, çocukların aşı programına son yıllarda yeni eklenen aşılardan söz edeceğiz. Pnömokok Aşısı Pnömokoklar, gelişmekte olan ülkelerde çocuklarda aşıyla önlenebilir ölümlerin bir numaralı nedenidirler. Bu bakteri; orta kulak iltihabı, sinüzit, zatürre, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="display: inline; float: left; margin: 0px 20px 20px 0px; width: 160px; height: 120px;" src="http://www.sagliklicocuk.com/wp/wp-content/uploads/2011/09/asi.jpg" alt="Çocukluk Çağı Aşı Takviminde Yeni Aşılar" width="160" height="120" />Çocuklarımızın sağlığı söz konusu olunca, onlar hastalanmadan gerekli önlemleri almak, hastalıklardan korunmalarını sağlamak çok önem kazanıyor. Bunun için de, en büyük silahımız aşılar. Bu yazıda, çocukların aşı programına son yıllarda yeni eklenen aşılardan söz edeceğiz.</p>
<h2>Pnömokok Aşısı</h2>
<p>Pnömokoklar, gelişmekte olan ülkelerde çocuklarda aşıyla önlenebilir ölümlerin bir numaralı nedenidirler. Bu bakteri; orta kulak iltihabı, sinüzit, zatürre, menenjit, sepsis gibi farklı enfeksiyonlara neden olmaktadır. 2005 yılında, gelişmekte olan ülkelerde 5 yaş altı çocuklarda 700.000-1.000.000 ölüme neden olmuştur. Her yaşta hastalığa yol açabilse de, vakaların % 85&#8242;i 2 yaş altındadır. Okul çağı çocukların yaklaşık yarısı bu bakteriyi boğazlarında taşımakta ve etraflarına da bulaştırmaktadırlar. Ayrıca bir diğer sorun da, pnömokokların son yıllarda giderek artan oranlarda antibiyotiklere direnç göstermesidir. Bu durum, tedavide zorluklara neden olmaktadır.</p>
<p><span id="more-96"></span></p>
<p>Pnömokoklara karşı geliştirilen ilk aşı 1977&#8242;de kullanıma girdi. Ancak yapısal özellikleri nedeniyle, enfeksiyonun en sık görüldüğü 2 yaş altında kullanıma uygun değildi.<br />
Çocuklarda 2 yaş altında da kullanıma uygun ilk aşı 2000 yılında ABD&#8217;de ruhsat alarak kullanıma sunuldu. Çocuklarda en sık görülen 7 pnömokok tipini kapsayacak şekilde hazırlanan bu aşı, ülkemizde de Ekim 2008 &#8216;den itibaren ulusal aşı programına eklendi. Dünya Sağlık Örgütü, bu aşının gelişmekte olan ülkeler için öncelikli olduğunu bildirdi. Pnömokok aşısının yaygın kullanımıyla, ciddi pnömokok enfeksiyonlarının sıklığında önemli bir düşüş sağlandı. Ayrıca dolaylı etkisiyle ( boğazda bakteri taşıyıcılığının azalması) aşılanmamış yaşlı nüfusta da pnömokok enfeksiyon sıklığı azaldı. Ancak bu aşının içeriğinde kapsanmayan bazı pnömokok türlerinin sebep olduğu enfeksiyonların ağırlıklı olarak görülmeye başlanmasıyla, yeni bir aşı gereksinimi doğdu. İlk aşıya 6 pnömokok tipi daha eklenerek, 13 türe karşı etkili yeni bir aşı geliştirildi. Genişletilmiş etkili bu yeni pnömokok aşısı, Nisan 2011&#8242;den itibaren ülkemiz aşı programına da eklendi. Artık aşı takvimine 7 tipe karşı etkili eski aşı yerine, 13 tipe karşı etkili yeni aşıyla devam ediyoruz. Eski aşıyla programı tamamlamış çocuklarımıza da, 2-5 yaş arası bir doz yeni aşıdan öneriyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>Rotavirüs Aşısı</h2>
<p>Rotavirüs, dünya çapında küçük çocuklarda ishalden kaynaklanan hastane yatışları ve ölümlerin bir numaralı nedenidir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 500.000 çocuk, rotavirüs ishalinin yol açtığı komplikasyonlarla kaybedilmektedir. Çok bulaşıcı ve dış çevre koşullarına dayanıklı bir virüs olduğundan çocukların toplu bulunduğu ortamlarda salgınlar yapar. 5 yaşa gelene kadar her çocuğun bu virüsle karşılaşmış olduğu kabul edilmektedir. Ateş, bulantı, kusma ile başlayan tabloya ardından sulu ishal eklenmektedir. Küçük bebeklerde sıvı kaybı tehlikeli boyutlara ulaşabilmekte, hastaneye yatış gerekebilmektedir. Bu nedenle, aşı ile korunma ilk tercih olmalıdır.</p>
<p>Rotavirüse karşı etkili bir aşı geliştirme çabaları, 1998&#8242;de piyasaya sürülen ilk rotavirüs aşısının yan etkileri nedeniyle kullanımdan kalkmasıyla bir kesintiye uğradı. Bu kötü deneyimden sonra güvenli ve etkili bir aşı geliştirmek için çalışmalar sürdü. Bu sürecin sonunda, 2006 ve 2008 yıllarında iki ayrı firmanın aşısı onay alarak kullanıma sunuldu ve dünya çapında pek çok ülkenin aşı programlarına girdi. Her iki aşı da ağızdan damla şeklinde verilen aşılar. Aşılama programı 2 veya 3 dozda tamamlanıyor, son dozun 8 ay dolmadan verilmiş olması gerekiyor. Aşılamaya hangi aşıyla başlandıysa onunla devam edilmesi gerekiyor. Her iki aşının da yan etkiler yönünden güvenilir olduğu kabul edilmektedir. Aşı sonrası yapılan çalışmalarda, rotavirüs aşılarının ağır rotavirüs enfeksiyonundan % 85- 98 oranında koruduğu gösterilmiştir.</p>
<h2>Boğmaca Aşısı</h2>
<p>Boğmaca, Bordetalla pertussis adlı bakterinin yol açtığı çok bulaşıcı bir solunum yolu enfeksiyonudur. Önce basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlar. Burun akıntısı, aksırık, öksürük, bazen hafif ateş görülür. 2 hafta sonra hastalık için tipik olan boğulurcasına öksürük krizleri görülür. Çocuk öksürürken morarır, terler, bitkin düşer. Ardından kusabilir. 2-4 hafta süren bu dönemin ardından öksürük birkaç hafta daha devam eder. Aşılanmış, bağışıklığı olan çocuk ve erişkinler bu ağır tabloyu yaşamazlar. 1-2 hafta süren öksürükle hastalığı atlatırlar, fakat çevrelerine bulaştırabilirler. Özellikle henüz aşı korumasının tamamlanmadığı 6 aydan küçük bebekler risk altındadırlar. 1 yaş altı bebeklerde tablo çok ağır, hatta ölümcül olabilmektedir.<br />
Bebeklik döneminde yapılan aşılamanın koruyuculuğu 5-10 yıl içinde azalır. Boğmaca geçirmek bile ömür boyu bağışıklık sağlamaz, 15-20 yıl içinde koruma kaybolur. Bu nedenle, son yıllarda dünyanın farklı bölgelerinde zaman zaman boğmaca salgınları dikkat çekmeye başladı. Özellikle 10-19 yaşlarındaki gençler etkilenmekteydi.<br />
Bebeklerimiz 2 ayda başlayan karma aşının içinde boğmaca aşısını da toplam 3 doz alarak 6 ayda boğmacaya karşı bağışıklık kazanıyorlar, 18 ayda ve 4-6 yaşta tekrar dozunu oluyorlar. Eski uygulamada 7 yaş üstüne boğmaca aşısı önerilmemekte, karma aşıya difteri tetanoz aşısı olarak devam edilmekteydi. Ancak görülen ihtiyaç üzerine,2005 yılında daha büyük yaştaki çocuklara ve hatta erişkinlere de yapılabilecek olan, boğmacayı da içeren bir karma aşı geliştirildi. Ülkemizde de Şubat 2009&#8242;dan itibaren bu aşı kullanılmaktadır. Ekim 2010&#8242;dan itibaren sağlık bakanlığı da ilkokul 1. sınıflara boğmacayı da içeren bu yeni karma aşıyı uygulamaktadır. Bu aşının, yenidoğan bebeğin aile bireylerine de yapılması, bebeğin hassas olduğu dönemde ona mikrobu bulaştırmamak için çok yararlı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/96/cocukluk-cagi-asi-takviminde-yeni-asilar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güvenli Uyku</title>
		<link>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/78/guvenli-uyku/</link>
		<comments>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/78/guvenli-uyku/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2011 08:43:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dr. Nilüfer Toprakcı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklicocuk.com/wp/?p=78</guid>
		<description><![CDATA[1 yaş altı bebeklerde açıklanamayan ölümler, ANİ BEBEK ÖLÜMÜ SENDROMU olarak adlandırılmaktadır. Bebeklerin ani bebek ölümünden korunmaları için Amerikan Pediatri Akademisi, şunları öneriyor: Bebeğin uyku pozisyonu sırtüstü olmalıdır. Bebek yatağındaki şilte sert olmalıdır. Bebek yatağında kullanılan çarşaf şilteye uygun, tercihen lastikli olmalı. Yastık, koruyucu gibi eşyalar kullanılmamalıdır. Battaniye kullanılacaksa, yatağın alt kısmına sabitlenmelidir. Bebeğin göğüs [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1 yaş altı bebeklerde açıklanamayan ölümler, ANİ BEBEK ÖLÜMÜ SENDROMU olarak adlandırılmaktadır.</p>
<p><img class="size-full wp-image-89 alignleft" style="margin: 10px;" src="http://www.sagliklicocuk.com/wp/wp-content/uploads/2011/04/guvenli-uyku.png" alt="Bebeklerde Güvenli Uyku" width="180" height="180" /></p>
<p>Bebeklerin ani bebek ölümünden korunmaları için Amerikan Pediatri Akademisi, şunları öneriyor:</p>
<ul>
<li>Bebeğin uyku pozisyonu sırtüstü olmalıdır.</li>
<li>Bebek yatağındaki şilte sert olmalıdır.</li>
<li>Bebek yatağında kullanılan çarşaf şilteye uygun, tercihen lastikli olmalı. Yastık, koruyucu gibi eşyalar kullanılmamalıdır.</li>
<li>Battaniye kullanılacaksa, yatağın alt kısmına sabitlenmelidir. Bebeğin göğüs kısmına kadar örtülmelidir.</li>
<li>İlk aylarda, bebek anne babanın odasında, fakat kendi beşiğinde uyumalı, anne baba yatağına alınmamalıdır.</li>
<li>Oda sıcaklığı aşırı olmamalıdır. Erişkinlerin kendilerini iyi hissettikleri sıcaklık bebek için de uygundur.</li>
<li>Bebek olan evlerde sigara içilmemeli, kimsenin sigara içmesine izin verilmemelidir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/78/guvenli-uyku/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2 Yaş Krizleriyle Nasıl Başa Çıkılır?</title>
		<link>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/61/2-yas-krizleriyle-nasil-basa-cikilir/</link>
		<comments>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/61/2-yas-krizleriyle-nasil-basa-cikilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Mar 2011 09:34:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dr. Nilüfer Toprakcı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyüme ve Gelişme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[2 Yaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklicocuk.com/wp/?p=61</guid>
		<description><![CDATA[2 yaş dönemi, çocukluk çağının ergenlik dönemidir. Bu yaşta çocuğunuz hırçın, uyumsuz, inatçı olabilir. İstediğini elde etmek için tutturabilir. Öfke nöbetleri geçirebilir. Hem bağımsız olmak ister, hem de çoğu açıdan halen size bağımlıdır.Öncelikle anne babalar, bunun gelişimin normal bir aşaması olduğunu kabullenmeliler. Doğru davranışlarla bu dönem daha az sıkıntıyla atlatılabilir. Anne babalar 2 yaş krizleriyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sagliklicocuk.com/wp/wp-content/uploads/2011/03/2yas.jpg" style="DISPLAY: inline; FLOAT: right; MARGIN: 0px 20px 20px; WIDTH: 149px; HEIGHT: 200px" title="2 Yaş Kriziyle Nasıl Başa Çıkılır?" height="200" width="149" alt="" class="size-full wp-image-63"/></p>
<p>2 yaş dönemi, çocukluk çağının ergenlik dönemidir. Bu yaşta çocuğunuz hırçın, uyumsuz, inatçı olabilir. İstediğini elde etmek için tutturabilir. Öfke nöbetleri geçirebilir. Hem bağımsız olmak ister, hem de çoğu açıdan halen size bağımlıdır.Öncelikle anne babalar, bunun gelişimin normal bir aşaması olduğunu kabullenmeliler. Doğru davranışlarla bu dönem daha az sıkıntıyla atlatılabilir.</p>
<p> <span id="more-61"></span>
<p>Anne babalar 2 yaş krizleriyle nasıl başa çıkabilirler?</p>
<ul>
<li>Sevginizi gösterin. Çocuğunuzu sıkça öperek, sarılarak, sevginizi gösterin. Doğru davranışlarını takdir edin. Böylece, onu iyi davranışa yönlendirmiş olacaksınız.</li>
<li>Çocuğun özelliklerini kabul edin. Elbette bazı özelliklerini sizden alsa da, her çocuk anne babasından farklı, yeni bir bireydir. Kötü davranışlarını etiketlemeyin.</li>
<li>Çok fazla kural koymayın. Öncelik çocuğun güvenliği olmalı. Bu nedenle, önce çocuğun rahat hareket edebileceği, kazadan uzak kalabileceği bir ev ortamı hazırlayın. Ona sürekli hayır dememek için, dokunması, karıştırması riskli eşyaları ortada bırakmayın.</li>
<li>Öfke nöbetleri nasıl önlenir? Çocuğun kapasitesini bilin, belki de ne istediğinizi anlamamıştır. Ona yaşına uygun olmayan sorumluluklar yüklemeyin. Kötü davranışı durdurmak için, sadece yapma demek yetmez, farklı bir çözüm de önermelisiniz, ona yol göstermelisiniz. Sadece gerekli durumlarda hayır deyin. Mümkün olan durumlarda, ona seçim şansı tanıyın. Örneğin hangi elbisesini giyeceğine, hangi masalı dinlemek istediğine karar verebilir. Öfke nöbetleri genellikle çocuk yorgun, uykulu, açken, yabancı ortamlardayken görülür. Bu gibi durumlarda, önceden tedbir alabilirsiniz.</li>
<li>Öfke nöbetinde nasıl davranmalı sınız? Öfke nöbetinde, farklı bir şeye dikkatini çekerek sakinleşmesini sağlayabilirsiniz. Eğer sakinleşmiyor, kendini yerlere atıyorsa, onu durdurun . Odasına veya başka bir yere gönderip sakinleşmesi için süre tanıyın, mola verdirin. Bunu neden yaptığınızı, nasıl bir davranış beklediğinizi ona açıklamayı unutmayın.</li>
<li>Ona iyi örnek olun. Yapılmasını istediğiniz davranışları siz de yapın.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklicocuk.com/wp/index.php/61/2-yas-krizleriyle-nasil-basa-cikilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

